MESLEĞİN BAŞINDAKİ GENÇ MESLEKTAŞLARA TAVSİYELER-2

Bu yazım halihazırda baştan sona kadar okuyup belirli zaman ayırdığım ve her meslektaşın mesleğe başlamadan önce en azından bir kere okuyup mesleğe ilişkin bilgi sahibi olması gerektiğini düşündüğüm İstanbul Barosu Yayınları tarafından basılan ve  Sürekli Eğitim Merkezi dersleri esnasında biz avukat adayı olan stajyer avukatlara dağıtılan Avukatlık Kanunun giriş kısmında İstanbul Barosu Eski Umumi Katibi (1940)  Av. Ali Haydar ÖZKENT tarafından genç avukatlara ithafen yazılmış olan tavsiyelerden derlemiş olduğum bir yazındır. Aradan yıllar geçmiş olsa dahi hala kalburüstü olan  bu tavsiyeler özellikle ben ve benim gibi yeni mesleğe başlayan veya başlayacak olan meslektaşlarım açısından kati suretle okunması ve uygulanması gereken eşsiz ve nacizane tavsiyelerdir. Uzun bir zaman önce yazılmış olması dolayısıyla eski Türkçe kelimeleri hayli barındırmakta olan bu tavsiyeleri sadeleştirerek ve kendi yorumlarımı  da ekleyerek günümüz şartları ile harmanlayarak ortaya çıkarmış olduğum bu yazı dizisinin meslek hayatınızda etkili olması dileğiyle.

ÇABUK AÇILIP DÖKÜLMEYİNİZ

Bu meslekte belirli bir kıdeme sahip olan, deneyim ve tecrübelerinden ders çıkarabileceğiniz meslektaşların da özellikle söyleyeceği ikinci tavsiyede, ilk kez görüşmeye gelen size dava veremek isteyen veya danışmanlık isteyen iş sahiplerine karşı bilgi ve birikimlerinizi çabuk açılıp dökülmeyiniz derler.

İlk kez görüşmeye biri geldi randevulu veyahut randevusuz. Oturdu, işini anlatmaya başladı. Arada size sorular,  fikirler soruyor: Haklı mıyım? Karşı taraf haksız değil mi? Bunlar bunlar var elimde delil sayılır mı? Kazanır mıyım?…. gibi. Bu sorular karşısında hızınızı alamaz ve soruları cevaplar, davaya ilişkin yapılacaklardan, izlenecek yollardan ve haklılığına ilişkin çıkarımlarınızdan konuşursanız bu en başından kaybettiğiniz anlamına gelir.

İlk olarak tam olarak dosyayı veya olayı dinlemeden iş hakkında ilgili kanun maddelerini okuyup incelemeden, konuyu araştırmadan bilgi vermek meslek  profesyonelliğine aykırıdır. İşe ilişkin sonuc vaadi veya kesinliğe varan öngörüler ise iş sahibine umut vermek olacaktır.

Karşınızdaki kişi bilgisiz biri olabileceği gibi donanımlı ve bilgi sahibi bir insan da olabilir. Bilgi sahibi ve donanımlı kimse sizin bu tavır ve tutumunuz karşısında sizin acemi olduğunuzu düşünecek, işini vermekten kaçınacaktır.İş sahiplerinden bazıları şark kurnazlığı yaparak sizden alacağını alarak bir daha ofisinizde dahi uğramayabilirler.  

İş sahipleri almış oldukları bilgi ve yönlendirmelerden sonra o işin hakkı olan ücreti çok bulup daha azını vermesi gerektiğini düşünecek ve teklif edeceklerdir. Çünkü kendilerinin ayarıp bulamayacakları bilgileri siz kendi kendinize çok çabuk onlara hazır tabakta sundunuz. Size kendinizin vermiş oolduğu billgileri sıralayıp üstüne bir de çok az iş yapacağınızı ima ederek hakkınız olan parayı ödemekten kaçınacaktır. 

Öncelikle kendinizi idare etmeyi öğrenin, iş sahiplerine güven telkin edin, zamanızın kıymetli olduğunu , bilgi ve tecrübelerinizin bedava olmadığını hissettirin. İşi dinledikten, gerekli  araştırmayı yaptıktan ve davaya almaya ilişkin kanaatiniz hasıl olduktan sonra işi üzerinize alabileceğinizi söyleyiniz. Daha sonra işi alıp ve avukatlık ücret sözleşmesini imzaladıktan sonra aşama aşama bilgi verip, süreci anlatabilirsiniz.

Herkes en az bir kere de olsa çok bilgi verdim, bunları paylaşmamalıydım pişmanlığını yaşıyor bu meslekte. Tüm aşamalar iyi gitse bile size bağlı olmayan sebeplerden de iş kaybedebilirsiniz. Önemli olan hatasız olmak değil, işi de almak değil. İstediğiniz şartlarda ve ücrette o işi almaktır. Asıl başarı budur. İnsanlar duyguları ile satın alırlar ve sonra araya zaman girince mantık devreye girer. Anlaşma ve sözleşme imzalama neredeyse aynı anda olmalıdır. Hemen imzalayın avukatlık ücret sözleşmesini. Bunu sonraya bırakırsanız mantık devreye girer, akrabalar girer, başka meslektaş teklifleri girer. Sizi bir arada tutacak sözleşme olmadığı için hizmet alıcı büyük olasılıkla vazgeçecektir. Eğer hizmetinizi satın almış  olsaydı: mantık girsede, akrabalar konuşsa da, başka bir teklif de gelse mantık imzalanan sözleşmenin, alınan kararının iyi olduğu yönünde telkinde bulunacaktır. Kimse satın aldığı şeyin kötü bir karar olduğuna inanmak istemez.

Mümkün olan her yaptığınız işte küçükte olsa avans alın. İnsanlar az da olsa para ödedikleri bir işte, yerde, hizmette gönül bağı kurarlar. Bu bile sonraya bırakılan imza işlemini güvenceye alma yöntemidir. Ayrıca size sonradan gelecek olumsuz geri dönüşlerde zaman kaybı pişmanlığını, çok şey anlattım pişmanlığını azaltacaktır. İş kaybedilmiş olsa dahi bir miktar paranın kazanılması tatmin sağlayacaktır.

Bu bahsedilenler bir yana en önemlisi aldığınız işin gereklerini en iyi şekilde yerine getirmektir. Bunu yapmazsanız bir süre sonra çevre kazanmaya değil aldığınız işleri dahi kaybetmeye başlarsınız. Eğer işinizi iyi yapar, süreçten müvekkili haberdar eder, iletişim doyumunu sağlarsanız müvekkilleriniz size ailenizden hatta çevrenizden daha fazla ve daha büyük işler getirecek, net work ağı sağlayacaktır. 

AV. ZANA ŞAHİN