
AVUKATLIKTA ON PARMAK ÖĞRENMEK
Bu yazım mesleğin başındaki meslektaşlara, stajyer avukatlara ve henüz hukuk fakültesi sıralarındaki öğrencilere yönelik yapmaya niyet ettiğim yazı dizimin devamı niteliğindedir.
Ben bir sorunun cevabını ararken ilk olarak internet üzeri aramalar yaptıktan sonra birine sormak alışkanlığında oldum her zaman. Teori konusunda çok fazla kaynak ve bilgi var bizim mesleğimizde. Ama iş pratiğe gelince, pratiğe dayalı çok az bilgi ve kaynak var. Yok denecek kadar az hatta.
Öğrenciyken, stajyer avukatken ve şuan genç bir meslektaş olarak avukatlık mesleğini daha iyi icra edebilmek, müvekkil ilişkileri, ofis yönetimi, meslekte verimli çalışma, zaman yönetimi… Bu konularda ne kadar çok arama ve araştırma yaptıysamda bizim meslekte pratik kaynak bulmak çok zor. Staj yaptığımız veya staj yapacağımız yerlerde ise aradığını ve soruların cevaplarını bulmak onu bırakın sorularınızı soracak muhatap bulmak bile sıkıntı. Bir önceki nesil, benim dönemim ve sonradan gelen tüm meslektaşların en büyük kaygısı verimli bir staj dönemi geçirememek oldu. Yetersiz bilgilerle avukatlığa adım atmak korkulu rüya. Bunun için yaptığım araştırmalar, okumalar, aldığım online eğitimler ve kendime kattıklarım ile pratik açısından yazılı kaynaklar üretmek istedim meslek adına.
Bu kazançlardan biri on parmak ve herkese kati suretle tavsiyemdir. Şöyle ki;
ON PARMAK YAZMANIN FAYDALI KATKILARI\NEDEN ÖĞRENMELİSİNİZ?
Kendime kattığım büyük kazançlardan birinden olan on parmaktan bahsedeceğim bu yazımda sizlere. Mesleğe zaman,hız ve verimlilik açısından çok büyük katkısı olan öğrenmelerden biriydi on parmak. Ben on parmağı F klavye ile öğrendim ve F ile yazıyorum. İlk başladığımda Q ile deneme yapmıştım, sonra F klavyeye karar kıldım. Yaptığım araştırmalar neticesinde. Aşağıda F klavyeyi seçme nedenlerinden bahsedeceğim. F veya Q farketmeksizin öğrenilebilecek bir kazanç bu. Yazacak çok şey var endişemi ortadan kaldıran, yazdığım metne bakmaksızın ve hatta sohbet ederken yazmamı sağlayan büyük bir kazanç oldu benim için.
On parmak yazarken klavyeyi düşünmüyorsunuz. Çalışmalarla birlikte parmaklarınıza bakmadan harflerin yerlerini parmaklarınıza ezberletiyorsunuz. Biri ile konuşurken göz temasını kesmeden konuşabiliyor, onu dinleyebiliyorsunuz. Yazarken düşünme eylemine boğulmadan çok hızlı notlar alabiliyorsunuz.
Temize geçmeniz gereken bir el yazılı metniniz varsa veya kitaplardan bazı notları bilgisayara geçmek istediğinizde bir ekrana bir notlara bakma derdinden ve baktığınazda ne yazacağınızı ezberlemek zorunda kalmıyorsunuz, çoğu kere ekrana bakıncaya kadar unutan biri olarak müthiş bir kazanç oldu benim için.
Bizim ülkemizde zabıt katipleri, adliye memurlarının bilmesi gereken bir şey izlenimi yaratsa da birçok ülkede on parmak dersleri küçük yaşlardan itibaren müfredatlara eklenen bir gelişim alanı. Bizim ülkemizde on parmak bilen insan sayısı çok az malesef. Bende erken tanışmış sayılmam avrupa ülkelerini baz alırsak. İsmini duyunca bile kısa bir şaşkınlık yaşamıştım. Stajyerken bir meslektaşım yanımda bahsini açmıştı. Tabi çok ilgimi çekti; epey video izledim, blog yazılarını okudum, insanların öğrenme hikayelerini dinleyip okudum O da öğreneceğinden bahsetmişti. O hemen harekete geçti ve erken öğrendi.Aslında meslektaşım ben farkında olmadan meslek hayatımın en büyük katkılarından birinden haberdar olmamı sağladı. (Kendisine burdan çok selamlarımı iletiyorum)
NEDEN Q KLAVYE DEĞİLDE F KLAVYE İLE ON PARMAK ÖĞRENDİM?
Öncelikle Q ile başlayıp sonra neden F klavyeye geçtiğimden bahsedecek olursak;
Q klavye dizilimini Christopher Latham Sholes isimli mucit ortaya koymuş. Sholes, daktiloda her bir harfe basıldığında kağıda vurarak harfleri basan mekanik kolların, hızlı yazı yazıldığında çarpışıp sıkıştığını fark etmiş. Sholes bu problemin çözümü için, kullanıcının yazım hızını yavaşlatmak üzere harflerin yerlerini alabildiğine karıştırarak en çok kullanılan harfleri elin en zor ulaşabileceği yerlere yerleştirmeyi uygun görmüş. Sık kullanılan harfler dağınık şekilde yerleştirilmiş ve böylece Q klavye ortaya çıkmış.
F klavye ise Türkçe’de yer alan kelimeler analiz edilerek, harflerin kullanım sıklığına göre özel olarak dizayn edilmiş bir klavye. Harflerin dizilimini incelerseniz, sol ortada en çok kullanılan sesli harflerin, sağ ortada ise en çok kullanılan sessiz harflerin olduğunu görürsünüz. En rahat kullandığımız işaret parmaklarının altında en sık kullandığımız harfler bulunur. Az kullanılan harfler ise köşelere dağıtılmıştır. Böylece parmaklarınızı fazla kaydırmadan hızla yazarsınız.
Yine, Türkçe’ de ağırlıklı olarak bir sesli bir sessiz harf kullanıldığından, sesliler sol ortada sessizler sağda toplanmıştır. Böylece bir sağ bir sol elinizi kullanırsınız, akıcı bir kullanımı hızı ortaya çıkar.
1957 yılından bu yana yapılan ve Türkiye’nin katıldığı uluslararası klavye ile hızlı yazma yarışmalarında, F klavye ile 25 rekor ve 59 dünya şampiyonluğu elde edilmiş. Yarışmada Q klavye kullanımı serbest olmasına rağmen rekorlar ve şampiyonlukları F klavye getirmiştir. İşte bu yüzden F ile on parmak öğrenmeye karar verdim. Öğrenmeyi isterseniz sizlere de F ile öğrenmeyi tavsiye ederim.
Kullandığımız tüm bilgisayar klavyeleri Q dediğinizi duyar gibiyim. Arkadaşlar işte burda on parmağın büyüsü burada başlıyor. Klavyeye, ellerinize bakmadan yazdığınız için klavye tuşlarının ve üzerinde ne yazdığı çok önemsiz. On parmak yazmak için önümüzdeki bilgisayarda hangi klavye olduğu farketmeksizin klavye dilini F klavyeye çevirmeniz yeterli. Gözü kapalı yazmaya başlayabilirsiniz.
BENİM ON PARMAK ÖĞRENME SERÜVENİM
İlk olarak stajyer avukatken adını duyar duymaz araştırdım, bir sürü video ve yazı derken sıra öğrenmeye gelmişti. Ayrıca bu yazıma ek olarak benim on parmak öğrenme serüvenime dair videomda bulumakta. Ben ilk (https://turkegitim.net/Default.aspx) bu siteden başladım çalışmaya bir arkadaşın tavsiyesi üzerine. Daha sonra son öğrenme sürecinde (https://www.m5bilisim.com/tr/on-parmak/) bu siteden öğrendim. Bu sitelerde temelden başlayıp aşama aşama zorlaşan bir eğitim sistemi var. En temelden hangi parmağın hangi harf üzerinde durması gerektiği, temel dizilimlerden başlayarak harf harf parmakları eğitiyor. Önce Q klavye ile öğrenmeyi denemeye karar vermiştim. Birkaç ders Q ile çalışmaya başladım. Sonra bıraktım işlerin yoğunluğu sebebiyle. Bu arada bana on parmak konusundan ilk kez bahseden meslektaş oturmuş iki gün 20 saat (https://www.m5bilisim.com/tr/on-parmak/) bu sitenin tüm derslerini bitirmişti ve on parmak yazmaya başlamıştı. Şuana kadar geç kaldığını ve müthiş bir faydasını gördüğünü söylüyordu. Onu da gördükten sonra tekrar öğrenme aşkı geldi tabi. Az bir zaman sonra tekrar oturdum derslerin başına tabi birkaç ders derken gene sıkıldım. Öğrenen insanların öğrenme hikayelerini ve süreçlerini okuyup, izleyeyim dedim. Okuduklarımdan ve izlediklerimden sonra F klavye ve Q klavye arasında yukarıdaki anatomik farklılık ve Türkçe’ ye uygunluk meselesini öğrenince F klavye ile on parmak öğrenmeye karar verdim.
Bu sefer oturup F klavye ile çalışmaya başladım sitede bulunan ilk üç dersi beş kez tekrardan sonra yine bıraktım çalışma yoğunluğunu bahane ederek. Aradan bir yıl geçti ve benim 2020 yılı hedeflerimden biriydi on parmak öğrenmek. Sürekli aklımda olup bir türlü tekrar oturup tam olarak öğrenme kararlılığını gösteremediğim. Hatta öyle bir hal almıştı ki benim için on parmak öğrenme yeteneğim olmadığını, hiç öğrenemeyeceğimi düşünmeye başlamıştım. İşin kötü tarafı yıl sonu geliyordu artık aralık ayındaydık. 2020 hedeflerimdeki iki şey dışında bu kalmıştı yapmadığım ve yıl bitiyordu.
Sonra kendimi şartladım ve oturup en 2 saat çalışma olarak programıma ekledim. Sanırım 3 veya 4 gün çalıştım. Açıkçası zorladı yanlış basıyordum harflere, bakmak istiyordum bazen ve durup harfin yerini düşünüyordum ellerime bakmamak için. Bir ara o kadar çok sıkıldım ki yazamıyorum işte deyip masadan kalktım. Sonra öğrendim. Benim için zor olanı başarmıştım ve ben tüm dersleri bitirmeden öğrenmiştim. Bu sefer ilk seferden farklı olarak on parmağı günlük çalışma hayatımda da kullanmaya devam ettim. Öğrenenlerin en önemli tavsiyesine uymuştum bu sefer. İlk günümde uzun bir tevsii tahkikat dilekçesi yazmıştım 5 sayfalık. Sanırım ecel teri dökmenin ne demek olduğunu o zaman tekrar öğrendim. Dilekçeyi yazmak 2 günümü aldı. O kadar yavaştım ki yazmayı yeni öğrenmiş çocuk benzetmesi çok yerinde olur sanırım. Tahmini 1 ayım yavaş yazmakla geçti diyebilirim. Vazgeçmedim bu sefer. 🙂
Demem o ki iki mutluluğu birden yaşamıştım o yıl; birincisi amaçladığım 2020 hedefini yerine getirmiştim ve ikincisi on parmak öğrenmiştim. On parmak öğrenmemin üzerinden 4 aydan fazla bir süre geçti ve mesleki anlamda yazım işlerimi yaparken çok rahatladım ve zaman kazancım neredeyse yarı oranda artı. Kendime hem mesleğim de hem de kişisel anlamda o kattığım çok güzel bir kazanım oldu. Sadece hukuk okuyanların, avukatların değil bilgisayar kullanan herkesin öğrenmesini tavsiye ediyorum. Benim yıllardır kim olursa olsun tavsiye ettiğim şey kitap okuma alışkanlığı kazanmaktı, bundan sonra tavsiyeme on parmağı da ekledim.
Tavsiyemin ve öğrenme serüvenimin sizlere ışık olmasını dilerim…

