ÇOCUĞUM YURTDIŞINA KAÇIRILDI NE YAPMALIYIM?

Uluslararası çocuk kaçırma; hukuka aykırı olarak çocuğun, mutad mesken ülkesinin dışında başka bir ülkede velayet hakkı sahibinin rızası olmaksızın alıkonursa ve mutad mesken ülkesine geri gönderilmemesidir.

Türkiye çocuk hakları bakımından önemli uluslararası sözleşmelere taraf olmuştır. Sözleşmeler kabaca:

  • Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi
  • Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin Yeniden Tesisine İlişkin Avrupa sözleşmesi
  • Çocukların Korunması ve Ülkeler Arası Evlat Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme
  • Küçüklerin Korunması Konusunda Makamların Yetkisi ve Uygulanacak
  • Kanuna Dair Sözleşme
  • Uluslararası Çocuk Kaçırmaya İlişkin La Haye Sözleşmesi
  • Çocuklar ile Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi

şeklinde sıralanabilir, 1980 tarihinde imzalanan ve Lahey sözleşmesi olarak da bilinen “Uluslararası Çocuk Kaçırmaya İlişkin La Haye Sözleşmesi” uluslararası çocuk kaçırma suçuna ilişkin devletler arası koordinasyon ve işbirliğini teminat altına alan önemli sözleşmelerden biridir.

1980 tarihli lahey sözleşmesinin amacı; taraf devletlere yasadışı yollardan götürülen veya alıkonan çocukların derhal geri dönmelerini sağlamak ve taraf bir devletteki koruma ve ziyaret haklarına, diğer taraf devletlerde etkili biçimde riayet ettirmektir. Sözleşmenin taraf devletlerine buradan ulaşabiliriniz. Sözleşme, taraf devletler arasında alıkonan çocukların mutad meskenlerine iadesini sağlamaktadır.
Sözleşme, özellikle şu durumları kapsamaktadır:
Koruma ve Ziyaret Hakları: Çocuğun şahsının bakımı (koruma hakkı) ve sınırlı süreyle başka bir yere götürülme (ziyaret hakkı) hususları Sözleşme kapsamında düzenlenmiştir.
Çocuğun Kanuna Aykırı Yer Değiştirilmesi: Çocuğun, mutat ikametgâhından başka bir yere götürülmesi veya alıkonulması durumu söz konusu olduğunda, Sözleşme taraf devletler, çocuğun hızla geri dönmesini sağlamalıdır.

1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi’nde “mutad mesken” (habitual residence) kavramı, bir çocuğun, alışıldık olarak ve sürekli olarak yaşadığı yer anlamına gelir. Bu kavram, çocuğun yasal ikametgahından bağımsız olarak, çocuğun en fazla süre geçirdiği ve yaşamının en fazla düzenlendiği yer olarak belirlenir. Bu, çocuğun yaşamındaki en önemli bağları olan yer olup, Lahey Sözleşmesi’nde özellikle çocuk kaçırma ve geri gönderme davalarında büyük önem taşır.
Mutad Meskenin Tanımlanmasında Dikkate Alınan Faktörler:
Çocuğun bağları: Çocuğun okulu, sosyal çevresi ve aile bağları gibi etkenler de mutad meskenin saptanmasında dikkate alınabilir.
Çocuğun yaşam süresi: Çocuğun hangi ülkede ne kadar süreyle yaşamış olduğu dikkate alınır. Bu, çocuğun yaşamındaki düzenin bir göstergesidir.
3Ailenin yaşam düzeni: Çocuğun anne-baba ya da diğer bakım sağlayıcılarıyla birlikte geçirdiği süre ve genel yaşam düzeni, mutad meskenin belirlenmesinde etkili olabilir.

Her bir Taraf Devlet, Sözleşmenin uygulanmasından sorumlu bir merkezî makam belirler. Bu makamlar, çocukların geri dönmesini sağlamak, koruma haklarını temin etmek ve ziyaret hakkını korumak için işbirliği yapmakla yükümlüdür. Merkezî makamlar, çocuğun yerinin tespiti, tehlikelerin önlenmesi ve dostane çözümler üretmek için çalışırlar. Merkezi makam bilgilerine buradan erişebilirsiniz.

Başvuruda bulunması gereken belgeler, sözleşmenin 8. maddesinde sayılmıştır. Buna göre başvuruda; talep eden kişinin, çocuğun ve çocuğu götürdüğü ya da alıkoyduğu iddia edilen kişinin kimlik bilgileriyle birlikte mümkünse çocuğun doğum tarihi ve çocuğun geri dönmesi için başvurulan gerekçeleri içermelidir. Ayrıca, çocuğun bulunduğu yer ve çocuğun birlikte olduğu düşünülen kişinin kimliğiyle ilgili mevcut tüm bilgiler de belirtilmelidir. Müracaatın tamamlanabilmesi için, yararlı kararların veya anlaşmaların onaylı örnekleri ile birlikte, ilgili devletin kanunlarına dair merkezî makamdan veya çocuğun mutat ikametgâhı devletinin başka yetkili makamlarından alınmış bir belge ya da onaylı beyan ve diğer faydalı belgeler de başvuruya eklenmelidir.

Uluslararası çocuk kaçırma vakalarında hukuki destek almak, sürecin doğru bir şekilde yönetilmesi, çocuğun güvenliğinin sağlanması ve ebeveyn haklarının korunması için kritik bir rol oynar. Bu tür vakalarda deneyimli bir avukat, mağdur ailelerin doğru adımları atabilmesi ve uluslararası hukukun gerekliliklerine uygun hareket edebilmesi için büyük bir öneme sahiptir.

Yorum bırakın