ÇOCUĞUN KAÇIRILMASI VE ALIKONULMASI SUÇU VE CEZASI


Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu 2 hareket ile işlenebilir, bunlar:
1)Velayet yetkisi elinden alınmış olan ebeveyn’in veya üçüncü
derece dahil kan hısmının 16 yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve
gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırmasıdır.
2) Kanuni temsilcisinin haberi ve rızası olmadan evi terkeden bir çocuğu ailesi ve yetkilileri haber etmeden yanında tutmaktır.

Velayet yetkisi elinden alınmış olan ebeveyn’in veya üçüncü
derece dahil kan hısmının 16 yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve
gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçıran kişiler 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alırlar. Eğer kanuni temsilcisinin haberi ve rızası olmadan evi terkeden bir çocuğu ailesi ve yetkilileri haber etmeden yanında tutulmakta ise tutanlar hakkında şikayet halinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Nitelikli hal, işlenen suçun cezasını arttıran hallere denilmektedir. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda cezayı arttıran nitelikli hal maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre kaçırma ve alıkonulma fiili, cebir veya tehdit kullanarak işlendi ise veya çocuk 12 yaşından küçük ise verilecek ceza 1 katı oranında arttırılır.

İçtima, bir suçun unsurlarını oluşturan hareketlerin diğer bir suçun unsurlarını da oluşturmasıdır. Suçlunun, Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturan hareketlerinin aynı zamanda başka bir suçu da oluşturması durumunda içtima ortaya çıkar. Bu halde suçlu, bu suç türleri arasında en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır.
İştirak, bir suçun oluşumunda başkalarının da suça dahil olmasıdır. İştirak; yardım etme, azmettirme, müşterek faillik olarak görülebilir. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna iştirak edenler suça sağladıkları katkı oranında cezalandırılırlar.
Teşebbüş, bir suçun icrai hareketlerine başlayıp suçu elinde olmayan sebepler ile tamamlayamamasıdır. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması teşebbüs ile işlenebilecek bir suçtur, suçun teşebbüste kalması halinde verilecek cezada indirime gidilir.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun dava zamanaşımı süresi 8; ceza zamanaşımı süresi 10 yıldır.   Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren başlayıp sürenin geçmesinden sonra dava açılamaz ya da ceza verilemez. Ceza zamanaşımı ise, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar ve bu süre geçtikten sonra cezanın infazı yapılamaz. Kararın kesinleşmesi için, yargı yollarının tüketilmiş veya başvuru sürelerinin geçmiş olması şarttır.

Ceza davası hüküm çeşitleri Ceza Muhakamesi Kanunun’da sayılmıştır, buna göre çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunda mahkemenin verebileceği kararlar;

  • Beraat kararı,
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararı,
  • Mahkumiyet kararı,
  • Güvenlik tedbirine hükmedilmesi kararı,
  • Davanın reddi kararı
  • Davanın düşmesi kararı verebilir.
  • Durma kararı

şeklindedir.

Sanığın suçsuz olduğuna hükmedilmesidir. Bu suçsuzluk hukuka uygunluk sebepleri, suçun sabit olmaması, failin kast veya taksirinin bulunmamış olması gibi sebeplerden dolayı verilebilir.

Mahkumiyet kararı alınması için, suçun sabit olması ve kusuru kaldıran hallerin bulunmaması gerekir. Suç işlendiği takdirde 3 aydan 1 yıla hapis cezası alınır.

Bu kararın verilebilmesi için suçun sabit olup, bazı hallerin varlığı gerekir. Sağır ve dilsizlik, yaş küçüklüğü, zorunluluk hali, akıl hastalığı vs. örnek olarak gösterilebilir.

Güvenlik tedbiri, suçun işlenmesinden sonra failin tehlikelilik hali dikkate alınarak hakim tarafından hükmedilen bir yaptırım türüdür. Örneğin, uyuşturucu bağımlısı olan kişiye güvenlik tedbirleri uygulanarak bir hastanede tedavi edilmesine karar verilebilir. Güvenlik tedbirleri, 5237 sayılı TCK’nın 53 ila 60. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında, önceden kesin olarak verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava, olması durumunda davanın reddine karar verilir.

Davanın düşmesi, TCK’da öngörülen düşme sebeplerininnin oluşması ya da soruşturma veya kovuşturmanın gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde mahkemece verilen bir hüküm çeşididir. Davanın düşme hallerine örnek olarak; sanığın ölümü, dava zamanaşımının geçmiş olması, şikayetten vazgeçilmiş olması veya önödeme ve uzlaşmanın yapılmış olması sayılabilir.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu, ceza hukuku bakımından somut olayın özelliklerine göre şekillenebilecek bir suçtur. Ceza davasında hak kaybına uğramamak ve olası aleyhe sonuçların önüne geçmek için uzman bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Yorum bırakın