YAPAY ZEKA VE TELİF PROBLEMİ: YAPAY ZEKA STİL KOPYALAMA SORUNU

Yapay zekanın (Aİ) gelişmesi, sanat ve tasarım dünyasında da yeni tartışmalar yarattı. Bu tartışmalardan biri de Aİ tarafından üretilen çizimlerde stil kopyalamanın etik olup olmadığına dairdir.

Bazı insanlar, tıpkı insanların birbirlerinden ilham aldığı ve tarz kopyaladığı gibi yapay zekanın da bunu yapabileceğini ve bunun suç teşkil etmediğini savunuyor. Bu bakış açısına göre, Yapay zekanın ürettiği eserler özgün sayılabilir ve telif hakkı koruması alabilir.

Ancak, Aİ’nın  stil kopyalamasının etik açıdan sorunlu olduğunu savunanlar da mevcut. Bu bakış açısına göre, yapay zekanın insan yaratıcılığını taklit etmesi ve özgünlük algısı yaratması yanıltıcı olabilir. Ayrıca, yapay zekanın stil kopyalamasının sanatçıların geçimini olumsuz etkileyebileceğini öne sürenler de vardır.

Peki, bu karmaşık konuyu Türkiye’deki FSEK (Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu) maddeleri çerçevesinde nasıl değerlendirebiliriz?

FSEK MADDELERİ VE STİL KOPYALAMA

FSEK maddelerine göre, bir eserin telif hakkı korunması için Fikir ve sanat eserleri kanununa (FSEK) göre, güzel sanat eserlerinin estetik değere sahip olması gerekir (m.4). Estetiğin TDK’de, Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi; güzel duyu, bedii, bediiyat anlamına gelir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eserin telif hakkı ile korunabilmesi için özgün olması gerekir. Basit bir şekilde özgünlüğün, eserin yaratıcısının kişilik özelliklerini yansıtması ve diğer eserlerden farklı olması anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Bu tanım ışığında, sanatçıların stil kopyalamasının telif ihlali olup olmadığına dair net bir yasal çerçeve çizmek zordur. Bazı durumlarda, stil kopyalama adil kullanım kapsamında değerlendirilebilirken, bazı hallerde ise telif hakkı ihlali olarak nitelendirilebilir. Ancak yapay zekanın stil kopyalaması durumunda bu kriterlerin ne kadar karşılandığı tartışmalıdır. Aİ, önceden eğitildiği veri setindeki eserlerin tarzlarını taklit edebilir ve bu durum özgünlük eksikliği olarak değerlendirilebilir.

GÜNCEL TARTIŞMALAR

FSEK maddeleri netleşmese bile Aİ ve stil kopyalama konusundaki etik tartışmalar devam etmektedir. Bu tartışmada göz önünde bulundurulması gereken bazı önemli noktalar şunlardır:

  • Yaratıcılık ve Özgünlük: Yapay zeka gerçekten özgün eserler üretebilir mi, yoksa sadece var olan eserleri mi taklit eder?

Yapay zeka ile eser üretiminin en azından şimdilik veri toplama ve bunları işlemeden ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla şimdilik yapay zeka ile meydana gelen eserlerin özgün olduğunu söylemek mümkün değildir.

  • Sanatçıların Geçim Kaynağı: Yapay zekanın sanatçıların geçimini nasıl etkiler?

Bu konu da yine tartışmaya açıktır. Yapay zeka çalışma metodu gereği bedii değil de seri üretim yapan sanatçıların yaptığı işi yapar. Dolayısıyla yine aynı sanatçıların hem rakibi hem de yardımcısı konumunda olduğu söylenebilir. Burada önemli olan sanatçının bakışıdır.  

  •  Muhatap problemi: Yapay zekanın stil kopyaladığı eserlerde muhatap kimdir?

 Bu konu, yasal ve etik açıdan karmaşık bir konudur. Muhatabın komut giren kişi mi yoksa yazılım şirketi mi olduğu henüz bir netlik olduğunu söylemek mümkün değildir.

Sonuç olarak yapay zeka ve stil kopyalama karmaşık bir konudur ve hem yasal hem de etik açıdan birçok soru işareti barındırır. Bu konudaki tartışmaların devam etmesi ve net bir çerçeve oluşturulması önemlidir. Yapay zekanın sanat ve tasarım dünyasındaki rolünün artmasıyla birlikte bu konudaki yasal ve etik düzenlemeler de güncellenmelidir. Ayrıca yaratıcının insan olduğu durumda dahi stil kopyalamak etik ve yasal açıdan tartışmalı iken veri toplayıp işleyerek eser ortaya çıkaran yapay zekaya sıra geleceğini ummanın gerçekçi olduğu söyleyemeyiz.

Somut Bir Örnek: Edmond de Belamy Portresi

Yapay zekanın stil kopyalaması konusunu somut bir örnekle daha iyi anlayabiliriz. 2018 yılında, Paris merkezli bir sanat kolektifi olan Obvious, Generative Adversarial Networks (GANs) kullanarak “Edmond de Belamy” adında bir portre üretti. Bu portre, Christie’s müzayede evinde 432,500 dolara satıldı. Portre, 14. ve 15. yüzyıl Avrupa portre sanatından ilham alınarak yaratıldı ve bu eserin arkasındaki AI, binlerce klasik portre üzerinde eğitildi.

Bu örnek, yapay zekanın stil kopyalaması konusundaki tartışmaları somutlaştırıyor. “Edmond de Belamy” portresi, estetik açıdan insan yapımı klasik portrelere benzerlik gösteriyor, ancak AI tarafından üretilmiş olması, özgünlük ve yaratıcılık kavramlarını sorgulatıyor. Bu durumda, AI’nın yaratıcısının kişilik özelliklerini yansıtması mümkün değilken, eserin özgün kabul edilip edilmeyeceği tartışmalı hale geliyor.

Yapay Zeka dünyasında gelişmelerin hız kesmeden devam ettiği şu günlerde bakalım gelişimiyle beraber daha ne tartışmaları gündeme getirecek. Merakta ve beklemedeyiz.

KAYNAKÇA

Yapay Zeka’nın Kültür ve Sanatla Olan İlişkisi :

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2030537#:~:text=Tabi%20bununla%20beraber%20yapay%20zekan%C4%B1n,de%20bir%C3%A7ok%20tart%C4%B1%C5%9Fma%20s%C3%B6z%20

Hukuk Düzeni Ve Fikri Haklar :

TDK  https://sozluk.gov.tr/ 

ChatGPT https://chatgpt.com/

Stj.Av. Gülşah DOĞAN

Av.Zana ŞAHİN

Yorum bırakın