Yakalama emri : Madde 19- (1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.
(2) (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.
(3) (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir. (4) (Ek:14/4/2020-7242/21 md.) Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 19. Maddesi, infaz süreçlerinde çağrı kağıdı ve yakalama emri düzenlenmesini açıkça düzenler. Bu maddeye göre:
1. Kasten işlenen suçlarda 3 yıl ve taksirle işlenen suçlarda 5 yıldan fazla hapis cezası alan hükümlüler için doğrudan yakalama emri çıkarılabilir.
2. Bu sınırların altında kalan hapis cezalarında ise öncelikle çağrı kağıdı düzenlenmeli ve hükümlüye tebliğ edilmelidir.
Çağrı Kağıdı Nedir ve Neden Zorunludur?
Çağrı kağıdı, hükümlüye cezanın infaz edileceğini bildirir ve kendisinin 10 gün içinde adliyeye başvurmasını ister. Çağrı kağıdı tebliğ edilmeden, azami sınırlar içindeki cezalar için doğrudan yakalama kararı çıkarılamaz. Bu düzenlemenin amacı, hükümlüye cezanın infazı için kendiliğinden teslim olma imkânı tanımaktır.
Somut Örnekler ile Çağrı Kağıdının Önemi
Örnek 1:
Ahmet, taksirle işlediği bir suçtan dolayı 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu ceza, doğrudan yakalama kararı için gereken sınırın altındadır. Bu durumda infaz savcılığı, Ahmet’e çağrı kağıdı düzenleyerek tebliğ etmelidir. Ahmet, çağrı kağıdının kendisine ulaşmasından itibaren 10 gün içinde adliyeye başvurmaz veya kaçacağına dair şüpheli hareketlerde bulunursa, savcılık yakalama kararı çıkarabilir. Ancak Ahmet’in geçmiş sabıkası ya da sosyal durumu, yalnızca soyut bir “kaçma şüphesi” yaratıyorsa, yakalama emri çıkarılamaz.
Örnek 2:
Ayşe, kasten işlediği bir suçtan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Adresi tespit edilemeyen Ayşe’nin dosyasında savcılık, doğrudan yakalama kararı çıkarmış, çağrı kağıdı tebliğ edilmemiştir. Bu işlem, İnfaz Kanunu’nun 19. maddesine aykırıdır. Kanun açıkça, bu tür cezalarda çağrı kağıdının tebliğini zorunlu kılar.
Örnek 3:
Mustafa, cezasının infazını ertelemek için başvuruda bulunmuş, ancak talebi reddedilmiştir. İnfaz savcılığı, Mustafa’nın erteleme talebini gerekçe göstererek “kaçma şüphesi” bulunduğu kanaatine varmış ve doğrudan yakalama kararı çıkarmıştır. Bu uygulama da kanuna aykırıdır, çünkü bir erteleme talebi, hükümlünün kaçma şüphesi için tek başına dayanak oluşturamaz.
Yakalama Emri Ne Zaman Çıkarılır?
Kanun, çağrı kağıdının hükümlüye ulaştığı ve bu kişinin:
• 10 gün içinde adliyeye gelmediği,
• Kaçtığı,
• Kaçacağına dair somut şüpheler bulunduğu durumlarda yakalama emri çıkarılmasını öngörür.
Eğer çağrı kağıdı tebliğ edilmeden doğrudan yakalama kararı verilirse, bu işlem kanunilik ilkesine aykırı olacaktır.
Sonuç
Çağrı kağıdı, cezanın infazında bir ön şarttır ve 10 günlük süre dolmadan doğrudan yakalama kararı çıkarılması mümkün değildir. Kanun, savcılığa kaçma şüphesine ilişkin takdir yetkisi tanımış olsa da, bu yetki somut delillere dayanmak zorundadır. Aksi uygulamalar, hukuki güvencelerin ihlali anlamına gelir ve kanun düzenine aykırıdır.
