Kemik Kırığı ve Yaralama Suçu: TCK 87/3 Uygulamaları

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 87/3. maddesi, kasten yaralama sonucu vücutta kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda uygulanacak cezayı düzenler. Bu maddeye göre, kasten yaralama sonucu kemik kırığı veya çıkığı oluşursa, yaralama suçunun cezası, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak artırılır. 

Açıklama:

  • Kasten Yaralama:TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bir suçtur ve bir kişiyi istemli olarak yaralamayı ifade eder. 
“Kemik Kırığı ve Yaralama Suçu: TCK 87/3 Uygulamaları” yazısını okumaya devam et

Kira Tespit Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kira tespit davaları uygulamada usul hataları nedeniyle uzayabiliyor veya eksik başvuru nedeniyle talep reddedilebiliyor. Bu nedenle dava açmadan önce ve yargılama sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik noktaları toplu olarak aktarıyoruz:

1️⃣ Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Yetkili ve Görevli Mahkeme

📍 Yetkili Mahkeme:

🔹 Kira tespit davalarında yetkili mahkeme, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

🔹 HMK 12. madde gereği, taşınmaz davalarında yetki sözleşmesi yapılamaz, yetki kesin olup taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

🔹 Yanlış yerde dava açılırsa, yetkisizlik nedeniyle süre kaybı yaşanır.

📍 Görevli Mahkeme:

🔹 Kira tespit davalarında görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. (HMK 4/1-a)

🔹 Ticari kiralamalarda da görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

✔️ Dava Türü ve Miktar Belirleme

📍 Dava Türü:

🔹 Kira tespit davası, “Edim Davası” değil, “Belirleme Davası” niteliğindedir.

🔹 Talep, belirli bir miktara yönelik olmadığından, kesin olarak belirlenmiş bir harç ve masraf hesabı yapılamaz.

📍 Dava Miktarı ve Harçlar:

🔹 Harç ve masraf hesabı yapılırken, mahkemeden talep edilen yeni kira bedeline göre nispi harç hesaplanır.

🔹 Tespit edilen yeni kira bedeli, dava açarken talep edilmez; ancak harçlar, talep edilen kira miktarına göre hesaplanır.

🔹 Dava açarken, yeni kira bedelinin ne kadar olması gerektiği yönünde bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.

Örnek:

Mevcut kira bedeli: 5.000 TL

Mal sahibi, yeni kira bedelinin 12.000 TL olması gerektiğini düşünüyor.

Mahkemeye bu talep ile başvurulduğunda, 7.000 TL’lik fark üzerinden nispi harç hesaplanır.

✔️ Arabuluculuk Başvurusu Yapmadan Dava Açma Hatası

📍 1 Eylül 2023’ten itibaren kira tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamına alındı.

🔹 Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılırsa, mahkeme davayı usulden reddeder.

🔹 Arabuluculuk sürecinin tamamlanıp, tutanağın eklenmesi zorunludur.

2️⃣ Yargılama Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Bilirkişi Raporu ve Emsal Kira Bedelleri

📍 Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaparak yeni kira bedelini belirler.

🔹 Bilirkişi raporu hazırlanırken, emsal kira bedelleri belirlenir.

🔹 Bu süreçte emsal kira bedelleri toplanarak mahkemeye sunulmalıdır.

🔹 Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaçırılmamalıdır.

✔️ Yargılama Masrafları ve Vekalet Ücreti

📍 Harç ve Masraflar:

🔹 Dava açılırken nispi harç alınır. (Yeni kira bedeli farkı üzerinden hesaplanır.)

🔹 Bilirkişi ücreti, keşif giderleri, tebligat giderleri ödenmelidir.

📍 Vekalet Ücreti:

🔹 Dava kazanıldığında karşı taraf, maktu vekalet ücreti öder.

🔹 2024 yılı için Sulh Hukuk Mahkemesi davalarında avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti belirlenir.

3️⃣ Mahkeme Kararı ve Sonrası İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Mahkeme Kararının Geçerlilik Tarihi

🔹 İhtarname süresinde çekilmişse, mahkeme kararı dava tarihinden itibaren geçerli olur ve geriye dönük kira farkı talep edilebilir.

🔹 Eğer ihtarname süresinde çekilmemişse, mahkeme kararı ancak karar tarihinden itibaren geçerli olur.

Örnek:

Dava 1 Mart 2024’te açıldı.

İhtar 1 Şubat 2024’te çekildi.

Mahkeme kararı 1 Ekim 2025’te çıktı.

Eğer ihtar süresinde çekildiyse, kira farkı Mart 2024’ten itibaren talep edilebilir.

Eğer ihtar süresi kaçırıldıysa, yeni kira bedeli Ekim 2025’ten itibaren geçerli olur.

📌 En İdeal Süreç Nasıl İşlemeli?

1️⃣ İhtarname çekilmeli (Yeni kira dönemi başlamadan en az 30 gün önce)

2️⃣ Arabuluculuğa başvurulmalı (İhtarname sonrası süreci hızlandırmak için)

3️⃣ Dava açılmalı (Yeni kira dönemi başladıktan hemen sonra)

4️⃣ Bilirkişi incelemesi için emsal kira bedelleri toplanmalı

5️⃣ Bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmeli

6️⃣ Mahkeme kararı sonrası geriye dönük kira farkı için tahsil süreci başlatılmalı

Bu aşamalara dikkat edildiğinde, dava süreci hızlanır ve geriye dönük kira farkı kaybı önlenebilir.

CEZAEVİNE GÖTÜRÜLEBİLECEK KIYAFETLER: BİLMENİZ GEREKEN KURALLAR

Türkiye’deki Cezaevlerine Götürülebilecek Kıyafetler ve Diğer Eşyalar

Cezaevine götürülebilecek kıyafetler ve kişisel eşyalar, hükümlü ya da tutuklu yakınlarının temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla belirli kurallara tabidir. Bu kurallar, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, ilgili yönetmelikler ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün talimatlarına dayanır. Aşağıda, bu konuda dikkat edilmesi gereken detaylar yer almaktadır:

1. Götürülebilecek Kıyafetlerin Özellikleri

a) Kumaş Türü ve Malzeme

Sentetik ve yanıcı kumaşlar yasak: Naylon, polyester gibi kolay tutuşabilen veya yanıcı maddelerden yapılmış kıyafetler kabul edilmez.

Doğal kumaş tercih edilir: Pamuklu, yünlü veya keten kumaşlardan yapılmış kıyafetler daha uygundur.

Metal içerik olmamalı: Kıyafetlerde fermuar, metal düğme, çıtçıt gibi parçalar bulunmamalıdır. Özellikle metal dedektörlerinden geçerken sorun yaratabilecek herhangi bir materyale izin verilmez.

b) Kıyafetlerin Stili ve Rengi

Sade ve desensiz olmalı: Renk ve model açısından sade olan kıyafetler tercih edilir. Parlak renkler, kamuflaj desenleri veya üzerinde baskı, yazı, slogan, logo olan kıyafetler kabul edilmez.

Renk tercihi: Siyah, koyu lacivert gibi renkler genellikle sınırlıdır. Açık tonlar (beyaz, gri, açık mavi) tercih edilir.

c) Mevsim Koşullarına Uygun Kıyafetler

Yaz mevsimi: Tişört (sade ve desensiz), ince gömlek, keten pantolon.

Kış mevsimi: Kazak, mont, hırka, eşofman. Montların fermuarsız ve sade olması gerekir.

d) İç Giyim ve Kişisel Giyim Malzemeleri

• İç çamaşırı (atlet, fanila, çorap) gibi temel ihtiyaçlar kabul edilir. Ancak sayıda sınırlama olabilir (örneğin, 3 atlet, 3 çorap gibi).

• Gömlek veya tişörtün altına giyilecek sade beyaz atletler uygundur.

2. Ayakkabı ve Terlik

Bağcıksız ayakkabılar: Güvenlik nedeniyle bağcıklı ayakkabılar genellikle kabul edilmez. Bunun yerine sade ve rahat, bağcıksız ayakkabılar tercih edilmelidir.

Terlik: Şeffaf veya sade terlikler getirebilirsiniz. Ancak kauçuk veya çok ağır terliklere izin verilmez.

3. Teslim Süreci ve Paketleme

a) Paketleme Kuralları

Şeffaf poşet: Kıyafetlerin temiz ve düzenli şekilde şeffaf poşetlere yerleştirilmesi gereklidir. Karton kutu veya bez çanta gibi taşıma araçları genellikle kabul edilmez.

Etiketleme: Poşetin üzerine mahkumun adı, soyadı ve kimlik bilgileri net bir şekilde yazılmalıdır.

• Poşette yasaklı bir eşya olmamasına dikkat edilmelidir.

b) Adet Sınırlamaları

• Her cezaevinin belirlediği adet sınırlamaları vardır. Örneğin:

• 2 tişört

• 2 pantolon

• 1 kazak

• 1 mont gibi.

• İhtiyaç listesi önceden belirlenmeli ve götürülen malzemeler bu sınırlamalara uygun şekilde hazırlanmalıdır.

4. Götürülemeyen Kıyafet ve Eşyalar

Şeffaf olmayan kıyafetler: Cebinde gizli bölmeler olan kıyafetler yasaktır.

Hassas malzemeler: Örneğin, kemer, saat, toka gibi aksesuarlar yasaklanmıştır.

Zararlı veya riskli olabilecek ürünler: Sivri uçlu, kesici, yanıcı veya sökülebilir parçalara sahip her tür eşya yasaktır.

5. Cezaevi Yönetiminden Ön Bilgi Alın

Cezaevinden cezaevine kurallar değişiklik gösterebilir. Bu nedenle:

• Cezaevi yönetimiyle iletişime geçerek, hangi kıyafetlerin kabul edileceği hakkında bilgi alın.

• Bazı cezaevlerinde ihtiyaç listesi doğrudan hükümlü veya tutuklu tarafından belirlenir ve bu liste doğrultusunda eşya götürülmesi gerekir.

Bu bilgilere ek olarak, cezaevine götürülecek eşyaların listesi, genellikle ziyaret günü kontrol edilir. Bu nedenle tüm eşyaların, ilgili cezaevinin belirlediği kurallara uygun olarak hazırlanması önemlidir.

TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ ÖRNEĞİ

TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ

Taahhüt Eden Kiracı :

Adı Soyadı : [Kiracının Adı Soyadı]

T.C. Kimlik No : [Kiracının T.C. Kimlik No’su]

Adres : [Kiracının Adresi]

“TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ ÖRNEĞİ” yazısını okumaya devam et

TAHLİYE TAAHHÜDÜ: GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SÜREÇLER

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesine rağmen bu tarihte boşaltmaması halinde kiraya verenin tahliye davası açma veya icra takibi başlatma hakkı vardır.

TBK m. 352/1:

“Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.”

“TAHLİYE TAAHHÜDÜ: GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SÜREÇLER” yazısını okumaya devam et

İNFAZDA ÇAĞRI KAĞIDI NEDİR VE YAKALAMA EMRİ

Yakalama emri : Madde 19- (1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.

(2) (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.

(3) (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir. (4) (Ek:14/4/2020-7242/21 md.) Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 19. Maddesi, infaz süreçlerinde çağrı kağıdı ve yakalama emri düzenlenmesini açıkça düzenler. Bu maddeye göre:

“İNFAZDA ÇAĞRI KAĞIDI NEDİR VE YAKALAMA EMRİ” yazısını okumaya devam et

TÜRK CEZA KANUNUNDA İSTİNAF SÜRECİ: TCK MADDE 272

İstinaf

Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.

(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak;

a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[103]

b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,

Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Türk Ceza Kanunu Madde 272, istinaf yolunu düzenleyen temel hükümlerdendir ve bir ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi kararlarına karşı itiraz mekanizmasının nasıl işlediğini açıklar. Maddede yer alan hükümleri şu şekilde açıklayabiliriz:

“TÜRK CEZA KANUNUNDA İSTİNAF SÜRECİ: TCK MADDE 272” yazısını okumaya devam et

TÜRK CEZA KANUNUNDA BİRLİKTE FAİLLİK VE DOLAYLI FAİLLİK : ÖRNEKLER-TCK MADDE 37

Faillik
Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. 

(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.


Türk Ceza Kanunu Madde 37 suça iştirak kapsamında faillik kavramını ele alır ve iki temel durumu düzenler:

“TÜRK CEZA KANUNUNDA BİRLİKTE FAİLLİK VE DOLAYLI FAİLLİK : ÖRNEKLER-TCK MADDE 37” yazısını okumaya devam et

MADDİ HASARLI TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI, KAZA KUSUR ORANI VE KUSUR ORANINA İTİRAZ SÜRECİ

1. Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı doldurulması sırasında, tarafların anlaşamaması durumunda izlenmesi gereken yol nedir?

01.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren Kaza Tespit Tutanağı’ nın doldurulması için herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Taraflar anlaşamazsa, tutanak doldurulmaz. Polis çağrılarak trafik kazası raporu düzenlenir.

2. Kazaya karışan tüm sürücüler tutanağı imzalamalı mı?

“MADDİ HASARLI TRAFİK KAZALARINDA KAZA TESPİT TUTANAĞI, KAZA KUSUR ORANI VE KUSUR ORANINA İTİRAZ SÜRECİ” yazısını okumaya devam et

KAZA TESPİT TUTANAĞI(KTT) NEDİR?VE İTİRAZ SÜRECİ: 10 SORUDA DETAYLI İNCELEME

1. Kaza Tespit Tutanağı Nedir?

KTT, yalnızca maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların, polise gerek olmadan düzenlediği bir belgedir. 2008’den itibaren uygulanmaktadır.

2. Sigorta Bilgi Merkezi(SBM)’nin Fonksiyonu Nedir?

Sigorta Bilgi Merkezi (SBM), kaza tutanaklarının kaydedildiği, sorgulandığı ve sigorta şirketlerinin değerlendirme yaptığı sistemin altyapısını sağlar.

“KAZA TESPİT TUTANAĞI(KTT) NEDİR?VE İTİRAZ SÜRECİ: 10 SORUDA DETAYLI İNCELEME” yazısını okumaya devam et