Kira Tespit Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kira tespit davaları uygulamada usul hataları nedeniyle uzayabiliyor veya eksik başvuru nedeniyle talep reddedilebiliyor. Bu nedenle dava açmadan önce ve yargılama sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik noktaları toplu olarak aktarıyoruz:

1️⃣ Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Yetkili ve Görevli Mahkeme

📍 Yetkili Mahkeme:

🔹 Kira tespit davalarında yetkili mahkeme, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

🔹 HMK 12. madde gereği, taşınmaz davalarında yetki sözleşmesi yapılamaz, yetki kesin olup taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

🔹 Yanlış yerde dava açılırsa, yetkisizlik nedeniyle süre kaybı yaşanır.

📍 Görevli Mahkeme:

🔹 Kira tespit davalarında görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. (HMK 4/1-a)

🔹 Ticari kiralamalarda da görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

✔️ Dava Türü ve Miktar Belirleme

📍 Dava Türü:

🔹 Kira tespit davası, “Edim Davası” değil, “Belirleme Davası” niteliğindedir.

🔹 Talep, belirli bir miktara yönelik olmadığından, kesin olarak belirlenmiş bir harç ve masraf hesabı yapılamaz.

📍 Dava Miktarı ve Harçlar:

🔹 Harç ve masraf hesabı yapılırken, mahkemeden talep edilen yeni kira bedeline göre nispi harç hesaplanır.

🔹 Tespit edilen yeni kira bedeli, dava açarken talep edilmez; ancak harçlar, talep edilen kira miktarına göre hesaplanır.

🔹 Dava açarken, yeni kira bedelinin ne kadar olması gerektiği yönünde bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.

Örnek:

Mevcut kira bedeli: 5.000 TL

Mal sahibi, yeni kira bedelinin 12.000 TL olması gerektiğini düşünüyor.

Mahkemeye bu talep ile başvurulduğunda, 7.000 TL’lik fark üzerinden nispi harç hesaplanır.

✔️ Arabuluculuk Başvurusu Yapmadan Dava Açma Hatası

📍 1 Eylül 2023’ten itibaren kira tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamına alındı.

🔹 Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılırsa, mahkeme davayı usulden reddeder.

🔹 Arabuluculuk sürecinin tamamlanıp, tutanağın eklenmesi zorunludur.

2️⃣ Yargılama Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Bilirkişi Raporu ve Emsal Kira Bedelleri

📍 Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaparak yeni kira bedelini belirler.

🔹 Bilirkişi raporu hazırlanırken, emsal kira bedelleri belirlenir.

🔹 Bu süreçte emsal kira bedelleri toplanarak mahkemeye sunulmalıdır.

🔹 Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaçırılmamalıdır.

✔️ Yargılama Masrafları ve Vekalet Ücreti

📍 Harç ve Masraflar:

🔹 Dava açılırken nispi harç alınır. (Yeni kira bedeli farkı üzerinden hesaplanır.)

🔹 Bilirkişi ücreti, keşif giderleri, tebligat giderleri ödenmelidir.

📍 Vekalet Ücreti:

🔹 Dava kazanıldığında karşı taraf, maktu vekalet ücreti öder.

🔹 2024 yılı için Sulh Hukuk Mahkemesi davalarında avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti belirlenir.

3️⃣ Mahkeme Kararı ve Sonrası İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

✔️ Mahkeme Kararının Geçerlilik Tarihi

🔹 İhtarname süresinde çekilmişse, mahkeme kararı dava tarihinden itibaren geçerli olur ve geriye dönük kira farkı talep edilebilir.

🔹 Eğer ihtarname süresinde çekilmemişse, mahkeme kararı ancak karar tarihinden itibaren geçerli olur.

Örnek:

Dava 1 Mart 2024’te açıldı.

İhtar 1 Şubat 2024’te çekildi.

Mahkeme kararı 1 Ekim 2025’te çıktı.

Eğer ihtar süresinde çekildiyse, kira farkı Mart 2024’ten itibaren talep edilebilir.

Eğer ihtar süresi kaçırıldıysa, yeni kira bedeli Ekim 2025’ten itibaren geçerli olur.

📌 En İdeal Süreç Nasıl İşlemeli?

1️⃣ İhtarname çekilmeli (Yeni kira dönemi başlamadan en az 30 gün önce)

2️⃣ Arabuluculuğa başvurulmalı (İhtarname sonrası süreci hızlandırmak için)

3️⃣ Dava açılmalı (Yeni kira dönemi başladıktan hemen sonra)

4️⃣ Bilirkişi incelemesi için emsal kira bedelleri toplanmalı

5️⃣ Bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmeli

6️⃣ Mahkeme kararı sonrası geriye dönük kira farkı için tahsil süreci başlatılmalı

Bu aşamalara dikkat edildiğinde, dava süreci hızlanır ve geriye dönük kira farkı kaybı önlenebilir.

POLİS EVİMİ ARADI: EV ARAMASINDA USULE AYKIRI HALLER

Ev aramasında usule aykırılıklar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) belirtilen kurallara uygun olmayan şekilde yapılan işlemlerden kaynaklanır. Bu tür aykırılıklar, arama işlemine dayanılarak elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılmasına ve yargılamada kullanılmamasına neden olabilir. İşte ev aramalarında sıkça karşılaşılan usule aykırılıklar:

  1. Arama Kararı veya Yazılı Emir Bulunmaması
    • Arama Kararı: CMK 119. madde uyarınca, ev araması için hakimden arama kararı alınması zorunludur. Bu karar olmaksızın yapılan ev aramaları usule aykırıdır.
    • Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller: Arama kararı alınamayacak kadar acil bir durum varsa, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılabilir. Ancak yazılı emir alınmamışsa veya yalnızca sözlü talimatla arama yapılmışsa işlem hukuka aykırıdır.
  2. Arama İşleminin Gerekçesinin Belirtilmemesi
    • Arama kararında veya emrinde:
    • Arama yapılacak yerin açıkça belirtilmesi,
    • Hangi suçtan dolayı arama yapılacağı ve arama amacı (örneğin, suç delili aramak) açıkça yazılmalıdır.
    • Bu gerekçeler belirtilmemişse, arama kararı eksik ve geçersiz sayılabilir.
  3. Arama Sırasında Hazır Bulunması Gereken Kişilerin Eksikliği
    • Arama sırasında:
    • Ev sahibi veya bir yakınının aramada bulunması gerekir. Ev sahibi yoksa, komşu veya muhtar gibi bir kişi aramaya tanık olarak çağrılmalıdır.
    • Bu kişilerin çağrılmaması veya işlem sırasında hazır bulunmamaları, işlemin hukuka aykırılığına neden olur.
  4. Tutanağın Düzenlenmemesi veya Eksik Düzenlenmesi
    • Arama işlemi sonunda, arama tutanağı düzenlenmelidir. Tutanakta:
    • Aramaya katılan görevlilerin kimlikleri,
    • Arama sırasında ele geçirilen eşyalar veya deliller,
    • Aramaya tanıklık eden kişilerin imzaları bulunmalıdır.
    • Tutanakta eksiklikler veya yanlışlıklar varsa, bu durum işlemi tartışmalı hale getirebilir.
  5. Gece Yapılan Aramalar
    • CMK’ya göre, gece vakti ev araması yapılması genel olarak yasaktır. Gece araması yapılabilmesi için, arama kararında veya savcının yazılı emrinde bunun açıkça belirtilmesi gerekir.
    • Eğer bir suçüstü durumu veya çok acil bir hal yoksa, gece yapılan aramalar hukuka aykırıdır.
  6. Kolluk Görevlilerinin Yetkisizliği veya Fazla Zor Kullanımı
    • Yetkisiz Kolluk: Aramayı yapan kolluk görevlilerinin, yetkili makamdan emir alıp almadığı kontrol edilmelidir. Yetkisiz kişilerce yapılan işlemler geçersizdir.
    • Zor Kullanma: Arama sırasında gereksiz güç kullanılması, eşyaların zarar görmesi veya kişilere baskı yapılması gibi durumlar hukuka aykırıdır.
  7. Arama Sırasında Avukat Bulunmasına Engel Olunması
    • Şüpheli veya müdafi, ev araması sırasında hazır bulunabilir. Müdafinin aramaya katılma talebi reddedilirse, bu durum da usule aykırılık oluşturur.
  8. Keyfi ve Genişletilmiş Arama
    • Arama kararı veya yazılı emir, yalnızca belirli bir yeri veya belirli bir suçla ilgili arama yapılmasını kapsar.
    • Örneğin: Karar yalnızca ev içinse, başka bir yer (örneğin, garaj veya araç) aranamaz.
    • Arama kapsamının keyfi olarak genişletilmesi usule aykırıdır.
  9. Arama Öncesi Hakların Bildirilmemesi
    • Evde arama yapılacak kişiye:
    • Aramanın amacı,
    • Arama kararının veya emrinin varlığı,
    • Hakları (örneğin, bir avukata haber verme hakkı),
    açıkça bildirilmelidir. Bu bilgilendirme yapılmadan yapılan aramalar hukuka aykırı hale gelir.
  10. Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller
    • Arama sırasında usule aykırılıklar varsa, bu şekilde elde edilen deliller, CMK 206 ve 217. maddeler gereği hukuka aykırı delil sayılır ve yargılamada kullanılamaz.

Sonuç

Eğer bir ev aramasında yukarıdaki usule aykırılıklardan biri veya birkaçı mevcutsa:
1. Arama Tutanaklarına İtiraz: Tutanakta usulsüzlükleri belirtin.
2. Delil Yasakları Talebi: Hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dosyadan çıkarılmasını mahkemeden talep edin.
3. Şikayet ve İtiraz: Usulsüz arama yapan kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

Bu tür durumlarda, hem tutanaklara doğru itirazda bulunmak hem de hukuki süreçte delil yasaklarını işletmek önemlidir.

TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ ÖRNEĞİ

TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ

Taahhüt Eden Kiracı :

Adı Soyadı : [Kiracının Adı Soyadı]

T.C. Kimlik No : [Kiracının T.C. Kimlik No’su]

Adres : [Kiracının Adresi]

“TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ ÖRNEĞİ” yazısını okumaya devam et

TAHLİYE TAAHHÜDÜ: GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SÜREÇLER

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesine rağmen bu tarihte boşaltmaması halinde kiraya verenin tahliye davası açma veya icra takibi başlatma hakkı vardır.

TBK m. 352/1:

“Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.”

“TAHLİYE TAAHHÜDÜ: GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SÜREÇLER” yazısını okumaya devam et

KİRADA KALIYORUM KENDİ EVİME İHTİYAÇ NEDENİYLE GEÇEBİLİR MİYİM?

Bu araştırma yazısı İstanbul’ da birden fazla taşınmazı olan ve halihazırda başka bir şehirde kirada yaşayan müvekkilin İstanbul’ da bulunan taşınmazlarından ailesine ve içinde bulundukları koşullara en uygun olduğunu düşündüğü taşınmazı için tahliye talebiyle tarafımıza başvurmuş olması üzerine müvekkil iletmek ve ofis içi olay araştırma raporu olarak hazırlanmıştır. Müvekkilin mevcut durumunda bazı şartları olup bunlara değinilecektir. Öncelikle müvekkilin kızı İstanbul’ da bir üniversitede öğrenci olup yurtta kalmaktadır. Üç çocuğu bulunmakta ve bir diğer detay ise müvekkil 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremden en çok etkilenen illerden birinde kirada yaşamaktadır. Müvekkilin halihazırda kirada bulunduğu ev deprem nedeniyle de yıkılmıştır.

Söz konusu taşınmazı müvekkil 2019 yılının Haziran ayının sonunda belirli süreli, 1 yıllık olarak kiralamıştır. Evinin yıkılmış olması ve artık taşınmak istemesi nedeniyle ailesiyle birlikte, üniversite öğrenimi görmekte olan ve İstanbul’da bir yurtta kalan kızının yanına gidip kendine ait taşınmazında ikamet etmek istemektedir. 

Somut olaydan hareketle öncelikle ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının nitelikleri değerlendirilecek olup sonrasında somut müvekkilin şartlarına göre  ihtiyaç nedeniyle tahliye davası konusunda ne yapılabileceğine ilişkin değerlendirmemize yer verilecektir. 

“KİRADA KALIYORUM KENDİ EVİME İHTİYAÇ NEDENİYLE GEÇEBİLİR MİYİM?” yazısını okumaya devam et

YAPAY ZEKA VE TELİF PROBLEMİ: YAPAY ZEKA STİL KOPYALAMA SORUNU

Yapay zekanın (Aİ) gelişmesi, sanat ve tasarım dünyasında da yeni tartışmalar yarattı. Bu tartışmalardan biri de Aİ tarafından üretilen çizimlerde stil kopyalamanın etik olup olmadığına dairdir.

Bazı insanlar, tıpkı insanların birbirlerinden ilham aldığı ve tarz kopyaladığı gibi yapay zekanın da bunu yapabileceğini ve bunun suç teşkil etmediğini savunuyor. Bu bakış açısına göre, Yapay zekanın ürettiği eserler özgün sayılabilir ve telif hakkı koruması alabilir.

Ancak, Aİ’nın  stil kopyalamasının etik açıdan sorunlu olduğunu savunanlar da mevcut. Bu bakış açısına göre, yapay zekanın insan yaratıcılığını taklit etmesi ve özgünlük algısı yaratması yanıltıcı olabilir. Ayrıca, yapay zekanın stil kopyalamasının sanatçıların geçimini olumsuz etkileyebileceğini öne sürenler de vardır.

Peki, bu karmaşık konuyu Türkiye’deki FSEK (Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu) maddeleri çerçevesinde nasıl değerlendirebiliriz?

“YAPAY ZEKA VE TELİF PROBLEMİ: YAPAY ZEKA STİL KOPYALAMA SORUNU” yazısını okumaya devam et

Açık Ceza İnfaz Kurumları/AÇIK CEZAEVİ NEDİR?

Ceza İnfaz Kurumları ve Açık Cezaevi Sistemi
Ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerine odaklanan, çalıştırılmalarına ve meslek edinmelerine öncelik veren, firara karşı engelleri bulunmayan ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan kurumlardır. Açık cezaevleri, bu kapsamda özellikle vurgulanmaktadır.

“Açık Ceza İnfaz Kurumları/AÇIK CEZAEVİ NEDİR?” yazısını okumaya devam et

TEMYİZ EDİLEN CEZA DOSYASININ YARGITAY’DAKİ AŞAMALARI NELERDİR?

  1. Ceza dosyası, yerel mahkemede kararın temyiz edilmesi durumunda öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilecektir.
  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı kaydederek bir tebliğname numarası atar ve dosyanın takibini bu numara üzerinden gerçekleştirir. Dosya inceleme sırasını beklemek üzere arşive gönderilir.
  3. Sırası gelen dosya, Cumhuriyet savcısına tevzi edilir. Yargıtay Cumhuriyet savcısı dosyayı inceledikten sonra tebliğname ile birlikte ilgili Yargıtay ceza dairesine teslim eder.
  4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından ilgili ceza dairesine gelen dosya, kaydedilir ve bir daire esas numarası alır. Dosyanın takibi bu numara üzerinden yapılır.
  5. Kaydedilen dosya, ön incelemesi yapıldıktan sonra ilgili bölüme teslim edilir. Duruşmalı ise dosya duruşma memuruna iletilir. Duruşma memuru, dosyaya duruşma tarihini ve saatini verir, dosyayı tebligat memuruna gönderir.
  6. Tebligat memuru, dosyanın tebligatını hazırlar ve dosyayı sırasını beklemek üzere tevzi bölümüne teslim eder. Tevzi memuru, ilgili dosyayı ilgili tetkik hâkimine teslim eder.
  7. Tetkik hâkimi dosya incelemesini yapar. Müzakere sonrasında karara bağlanan dosyaları karar bölümüne teslim eder.
  8. Karar memuru, dosya karar numarasını verir. Verilen karar numarasına göre ilam memuru, ilamı yazarak dosyayı kontrol edip onaylamak üzere yazı işleri müdürüne teslim eder.
  9. Yazı işleri müdürü ilamı kontrol eder ve onaylama işlemini gerçekleştirir. Onay işlemi tamamlanan dosya, posta bölümüne teslim edilir.
  10. Posta memuru dosyayı kapatır ve yerel mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim eder. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı yerel mahkemesine postalar.

KAYNAKÇA

https://www.yargitay.gov.tr/icerik/68/temyiz-edilen-ceza-dosyasinin-yargitaydaki-asamalari-nelerdir

KİRA SÖZLEŞMESİNİN SÜRESİ NE KADAR OLMALIDIR?

Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanımını devrettiği, buna karşılık kiracının bir kira bedeli ödediği tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup Türk Borçlar Kanunu’nun 299. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi Türk Borçlar Kanunu’nun 300. maddesine göre kira sözleşmeleri belirli süreli ya da belirsiz süreli olarak yapılabilir. Bu konuda sözleşme serbestisi geçerlidir.

Belirli süreli kira sözleşmesi, kira sözleşmesinin yapılmasının ardından belirlenen sürenin geçmesiyle herhangi bildirimde bulunmaksızın sona eren kira sözleşmesidir. Belirsiz süreli kira sözleşmesi ise kira ilişkisinin ne zaman biteceğinin belirlenmediği ve tarafların sözleşme sınırları içerisinde kendi irade beyanları ve bildirimleriyle sona erdirdiği sözleşmedir. Ayrıca kira süresinin belirlenmesinde de hukukumuzda herhangi bir sınırlama yoktur.

“KİRA SÖZLEŞMESİNİN SÜRESİ NE KADAR OLMALIDIR?” yazısını okumaya devam et

Tutanak Nedir?

Herhangi bir olayın nasıl, ne zaman, nerede ve ne şekilde meydana geldiğini, nasıl sonuçlandığını tespit eden kısa yazılara denir. 

Bir durumun meydana gelişini anlatan, taraflarca imzalanan, taraflı olmayana bilgi ve belgeleri kapsayan yazılı belgedir.

“Tutanak Nedir?” yazısını okumaya devam et