Kemik Kırığı ve Yaralama Suçu: TCK 87/3 Uygulamaları

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 87/3. maddesi, kasten yaralama sonucu vücutta kemik kırığı veya çıkığı meydana gelmesi durumunda uygulanacak cezayı düzenler. Bu maddeye göre, kasten yaralama sonucu kemik kırığı veya çıkığı oluşursa, yaralama suçunun cezası, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak artırılır. 

Açıklama:

  • Kasten Yaralama:TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bir suçtur ve bir kişiyi istemli olarak yaralamayı ifade eder. 
“Kemik Kırığı ve Yaralama Suçu: TCK 87/3 Uygulamaları” yazısını okumaya devam et

Yerine Getirme Fişi Nedir? Adli Sicil Silme Sürecinde Önemi


Adli sicil kaydının silinmesi için, cezanın infaz edildiğine dair “yerine getirme fişi” gereklidir.

Bu fiş, cezanın tamamlandığını, para cezasının ödendiğini veya denetim süresinin dolduğunu gösterir.

Hukuk dilinde bu fişe “yerine getirme fişi” denir ve adli sicil kaydının silinmesi için önemli bir belgedir.


Adli Sicil Kaydının Silinmesi Süreci:

1. Cezanın İnfazının Tamamlanması:

Öncelikle, adli sicil kaydında görünen cezanın infazının tamamlanması gerekir. Bu, hapis cezasının çekilmesi, para cezasının ödenmesi veya denetim süresinin dolması gibi durumları kapsar.

“Yerine Getirme Fişi Nedir? Adli Sicil Silme Sürecinde Önemi” yazısını okumaya devam et

POLİS EVİMİ ARADI: EV ARAMASINDA USULE AYKIRI HALLER

Ev aramasında usule aykırılıklar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) belirtilen kurallara uygun olmayan şekilde yapılan işlemlerden kaynaklanır. Bu tür aykırılıklar, arama işlemine dayanılarak elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılmasına ve yargılamada kullanılmamasına neden olabilir. İşte ev aramalarında sıkça karşılaşılan usule aykırılıklar:

  1. Arama Kararı veya Yazılı Emir Bulunmaması
    • Arama Kararı: CMK 119. madde uyarınca, ev araması için hakimden arama kararı alınması zorunludur. Bu karar olmaksızın yapılan ev aramaları usule aykırıdır.
    • Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller: Arama kararı alınamayacak kadar acil bir durum varsa, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılabilir. Ancak yazılı emir alınmamışsa veya yalnızca sözlü talimatla arama yapılmışsa işlem hukuka aykırıdır.
  2. Arama İşleminin Gerekçesinin Belirtilmemesi
    • Arama kararında veya emrinde:
    • Arama yapılacak yerin açıkça belirtilmesi,
    • Hangi suçtan dolayı arama yapılacağı ve arama amacı (örneğin, suç delili aramak) açıkça yazılmalıdır.
    • Bu gerekçeler belirtilmemişse, arama kararı eksik ve geçersiz sayılabilir.
  3. Arama Sırasında Hazır Bulunması Gereken Kişilerin Eksikliği
    • Arama sırasında:
    • Ev sahibi veya bir yakınının aramada bulunması gerekir. Ev sahibi yoksa, komşu veya muhtar gibi bir kişi aramaya tanık olarak çağrılmalıdır.
    • Bu kişilerin çağrılmaması veya işlem sırasında hazır bulunmamaları, işlemin hukuka aykırılığına neden olur.
  4. Tutanağın Düzenlenmemesi veya Eksik Düzenlenmesi
    • Arama işlemi sonunda, arama tutanağı düzenlenmelidir. Tutanakta:
    • Aramaya katılan görevlilerin kimlikleri,
    • Arama sırasında ele geçirilen eşyalar veya deliller,
    • Aramaya tanıklık eden kişilerin imzaları bulunmalıdır.
    • Tutanakta eksiklikler veya yanlışlıklar varsa, bu durum işlemi tartışmalı hale getirebilir.
  5. Gece Yapılan Aramalar
    • CMK’ya göre, gece vakti ev araması yapılması genel olarak yasaktır. Gece araması yapılabilmesi için, arama kararında veya savcının yazılı emrinde bunun açıkça belirtilmesi gerekir.
    • Eğer bir suçüstü durumu veya çok acil bir hal yoksa, gece yapılan aramalar hukuka aykırıdır.
  6. Kolluk Görevlilerinin Yetkisizliği veya Fazla Zor Kullanımı
    • Yetkisiz Kolluk: Aramayı yapan kolluk görevlilerinin, yetkili makamdan emir alıp almadığı kontrol edilmelidir. Yetkisiz kişilerce yapılan işlemler geçersizdir.
    • Zor Kullanma: Arama sırasında gereksiz güç kullanılması, eşyaların zarar görmesi veya kişilere baskı yapılması gibi durumlar hukuka aykırıdır.
  7. Arama Sırasında Avukat Bulunmasına Engel Olunması
    • Şüpheli veya müdafi, ev araması sırasında hazır bulunabilir. Müdafinin aramaya katılma talebi reddedilirse, bu durum da usule aykırılık oluşturur.
  8. Keyfi ve Genişletilmiş Arama
    • Arama kararı veya yazılı emir, yalnızca belirli bir yeri veya belirli bir suçla ilgili arama yapılmasını kapsar.
    • Örneğin: Karar yalnızca ev içinse, başka bir yer (örneğin, garaj veya araç) aranamaz.
    • Arama kapsamının keyfi olarak genişletilmesi usule aykırıdır.
  9. Arama Öncesi Hakların Bildirilmemesi
    • Evde arama yapılacak kişiye:
    • Aramanın amacı,
    • Arama kararının veya emrinin varlığı,
    • Hakları (örneğin, bir avukata haber verme hakkı),
    açıkça bildirilmelidir. Bu bilgilendirme yapılmadan yapılan aramalar hukuka aykırı hale gelir.
  10. Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller
    • Arama sırasında usule aykırılıklar varsa, bu şekilde elde edilen deliller, CMK 206 ve 217. maddeler gereği hukuka aykırı delil sayılır ve yargılamada kullanılamaz.

Sonuç

Eğer bir ev aramasında yukarıdaki usule aykırılıklardan biri veya birkaçı mevcutsa:
1. Arama Tutanaklarına İtiraz: Tutanakta usulsüzlükleri belirtin.
2. Delil Yasakları Talebi: Hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dosyadan çıkarılmasını mahkemeden talep edin.
3. Şikayet ve İtiraz: Usulsüz arama yapan kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

Bu tür durumlarda, hem tutanaklara doğru itirazda bulunmak hem de hukuki süreçte delil yasaklarını işletmek önemlidir.

ÇOCUĞUN KAÇIRILMASI VE ALIKONULMASI SUÇU VE CEZASI


Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

“ÇOCUĞUN KAÇIRILMASI VE ALIKONULMASI SUÇU VE CEZASI” yazısını okumaya devam et

İNFAZDA ÇAĞRI KAĞIDI NEDİR VE YAKALAMA EMRİ

Yakalama emri : Madde 19- (1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez, kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır.

(2) (Değişik: 24/1/2013-6411/5 md.) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıldan fazla hapis cezasının infazı için doğrudan yakalama emri çıkarılır.

(3) (Ek: 24/1/2013-6411/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir. (4) (Ek:14/4/2020-7242/21 md.) Hakkında yakalama emri çıkarılan hükümlünün yakalanabilmesi amacıyla gerektiğinde konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yapılabilmesi bakımından Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Hâkim tarafından verilecek arama kararları sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 19. Maddesi, infaz süreçlerinde çağrı kağıdı ve yakalama emri düzenlenmesini açıkça düzenler. Bu maddeye göre:

“İNFAZDA ÇAĞRI KAĞIDI NEDİR VE YAKALAMA EMRİ” yazısını okumaya devam et

TÜRK CEZA KANUNUNDA İSTİNAF SÜRECİ: TCK MADDE 272

İstinaf

Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.

(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak;

a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[103]

b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,

Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Türk Ceza Kanunu Madde 272, istinaf yolunu düzenleyen temel hükümlerdendir ve bir ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi kararlarına karşı itiraz mekanizmasının nasıl işlediğini açıklar. Maddede yer alan hükümleri şu şekilde açıklayabiliriz:

“TÜRK CEZA KANUNUNDA İSTİNAF SÜRECİ: TCK MADDE 272” yazısını okumaya devam et

TÜRK CEZA KANUNUNDA BİRLİKTE FAİLLİK VE DOLAYLI FAİLLİK : ÖRNEKLER-TCK MADDE 37

Faillik
Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. 

(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.


Türk Ceza Kanunu Madde 37 suça iştirak kapsamında faillik kavramını ele alır ve iki temel durumu düzenler:

“TÜRK CEZA KANUNUNDA BİRLİKTE FAİLLİK VE DOLAYLI FAİLLİK : ÖRNEKLER-TCK MADDE 37” yazısını okumaya devam et

KAZA TESPİT TUTANAĞI(KTT) NEDİR?VE İTİRAZ SÜRECİ: 10 SORUDA DETAYLI İNCELEME

1. Kaza Tespit Tutanağı Nedir?

KTT, yalnızca maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların, polise gerek olmadan düzenlediği bir belgedir. 2008’den itibaren uygulanmaktadır.

2. Sigorta Bilgi Merkezi(SBM)’nin Fonksiyonu Nedir?

Sigorta Bilgi Merkezi (SBM), kaza tutanaklarının kaydedildiği, sorgulandığı ve sigorta şirketlerinin değerlendirme yaptığı sistemin altyapısını sağlar.

“KAZA TESPİT TUTANAĞI(KTT) NEDİR?VE İTİRAZ SÜRECİ: 10 SORUDA DETAYLI İNCELEME” yazısını okumaya devam et

HUKUK BÜROLARINA İŞ BAŞVURULARINDA ÖN YAZI HAZIRLAMA REHBERİ


Hukuk bürolarına başvurularında CV’nin yanı sıra gönderilen e-posta ön yazısı, adayın pozisyona olan ilgisini ve motivasyonunu ifade etmesi açısından çok önemlidir. İyi hazırlanmış bir ön yazı, başvuruyu değerlendiren kişinin ilgisini çekebilir ve CV’nizin daha dikkatli incelenmesini sağlayabilir. Bu nedenle ön yazının etkisi küçümsenmemelidir. İşe kabul sürecinde olumlu bir ilk izlenim bırakma ve kendinizi ifade etme fırsatı sunar.

Ön Yazının İşe Kabulde Etkisi

İlk İzlenim: Ön yazı, başvuru yaptığınız pozisyona ne kadar uygun olduğunuzu ve işverenin beklentilerini ne kadar anladığınızı gösterir. 

Motivasyon ve İlgiyi Gösterme: İşverene, yalnızca bir iş değil, tam da o pozisyon için başvurduğunuzu hissettirir. Özellikle bana yapılmış olan başvurularda bu sebeple CV haricinde görüşme isteğimin arttığı adaylar olmuştu.

Özgünlük: Standart bir CV’nin aksine, ön yazı kişisel bir dokunuş sağlar ve sizi diğer adaylardan ayırabilir. Aslında burada kasıt kendinizden bir şeyler katmanız ve karşı tarafa samimiyeti aktarmak.

İletişim Becerisi: Dil kullanımınız ve yazım tarzınız, iletişim yetenekleriniz hakkında fikir verir.Yazılan metinlerde benimde  dikkate aldığım diğer önemli bir husus bu; özellikle bizim gibi mesleklerde dil kullanım becerisi önemli oluyor ve bu hassasiyetinizi sadece dilekçelerde değil mailde de farkettirebilirsiniz çünkü zaten hassas olan bir kimse mailinde de bunu bariz bir şekilde ortaya koyuyor.

Ön Yazı Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

“HUKUK BÜROLARINA İŞ BAŞVURULARINDA ÖN YAZI HAZIRLAMA REHBERİ” yazısını okumaya devam et

WHAT IS SMUGGLING UNDER THE ANTI-SMUGGLING LAW IN TURKEY?

Smuggling, within the scope of the Anti-Smuggling Law in Türkey, is included in our criminal law. The Anti-Smuggling Law is a special law that regulates the crime of smuggling and defines multiple actions that constitute the crime of smuggling within its content. Therefore, it is not possible to provide a single definition of the crime of smuggling. However, if we make a basic definition: smuggling refers to the entry of various goods into countries without subjecting them to customs procedures. It is important to note here that the smuggled item being bring into or taken out of the country is “goods”; in practice, this is also referred to as “customs smuggling.” This crime has no connection with what is known as migrant smuggling, which is not regulated by this law. Therefore, attention must be paid to the difference between migrant smuggling and goods smuggling.

“WHAT IS SMUGGLING UNDER THE ANTI-SMUGGLING LAW IN TURKEY?” yazısını okumaya devam et